Ara
  • Ayşe Serra Saygili

(Home-Office) Evden Çalışma Rehberi:

En son güncellendiği tarih: Mar 19


Öncelikle hepimize geçmiş olsun. Umarız en yakın zamanda en az hasarla bu süreci sağlıklı bir şekilde atlatırız. Sanıyoruz ki aylardır gündemde olan Corona Virüsü mevzusunu hepimiz taş çatlasın 1 hafta, 10 gündür ciddiye almaya başladık. Hatta evde kalma ve evden çalışma konusu da hayatımıza bu Pazartesi itibariyle girmiş olabilir.


Bu nedenle de;

Filmlerden tanıdığımız, istediğimiz zaman uyanıp istediğimiz zaman uyuyabileceğimizi, istediğimizde bir bölüm "Explained" izleyip, istediğimizde sohbetin dibine vurabileceğimizi sandığımız nam-ı diğer home office'den bahsetmek istiyoruz bugün.


Yıllardır sana özendik. Her sabah ofise giderken “ah evden çalışmak vardı şimdi” diye hayaller kurduk, evden çalışan tasarımcı arkadaşlarımızla konuşup konuşup iç çektik “yaşıyorsun be bu hayatı” dedik. Web sitemizi yaptırdığımız yazılımcı arkadaş 10:00’da bizi arayıp “Şimdi uyandım” dediğinde telefonu kapatıp yanımızdakine “hayat bu herife güzel işte” dedik. Özendikte özendik.


Gel gelelim konu böyle mi gerçekten? Girişimimizin başında home office'den nasibimizi alarak “allahım bize de bir ofis nasip et” diye yalvardığımız günleri biliyoruz. Bu nedenle de evden çalışma konusunu dibine kadar yaşamış bir ekip olarak size öğrendiğimiz prensipleri anlatıp bu stresli günlerinizi bir nebze rahatlatalım istedik.


Şimdi önce adaptasyon psikolojimizden kısaca bahsedelim. Alışkanlıklar özellikle 21 günlük devamlı sürdürme sürecini atlattıktan sonra gitgide kolaylaşmaya başlar ve biz artık yaptığımız şeyin farkında bile olmadan bu alışkanlığı sürdürmeye devam ederiz. Bu bizi konfor alanında tutmakla beraber rahatlamamıza ve başka şeylere kafa yorabilmemize yardımcı olur. Bizler yıllardır ekip arkadaşlarımızla birlikte ofislerde çalışmaya, üstümüze başımıza, konuşmamıza ve çalışma performansımızın dışarıdan nasıl algılandığına son derece dikkat ettiğimiz bir ortamdan, kucağımızda laptop ve diz yapmış pijamamızla salon koltuğuna terfi edince işler biraz zorlaşıyor. Bu nedenle bizim size tavsiyemiz aşağıdaki prensiplerin hepsini yapamıyorsanız bile bazılarını mutlaka sürdürmeye çalışmanız olacak. Unutmayalım ki hayat devam ediyor ve bu işin ofise dönüşü de yarın değilse bile kısa süre sonra olacak.


...ve bazılarınız bu süre bittiğinde “Ne güzel şeymiş bir ofisimizin olması!” diyecek - bize inanabilirsiniz. Ama korkmayın biz varız ve size yardım etmek için hazırız.

Şimdiden kolay gelsin.


EVDEN ÇALIŞMA PRENSİPLER:


İngilizcede “Fake it till you make it” diye çok sevdiğimiz bir söz vardır. Bizdeki karşılığı belki “Ne olduğunu düşünürsen o olursun” gibi bir şey olabilirdi. Yani davranışlarımızın bizim kim olduğumuzu belirlediği bir dünyada çalışma verimliliğimiz ve odaklanma performansımız ev içindeki davranışlarımızdan doğrudan etkilenecektir. O yüzden anlattıklarımız biraz deli işi gelebilir. Ama korkmayın, gönül rahatlığıyla uygulayabilirsiniz.


1. GÜNE DUŞ ALARAK BAŞLAYIN:

Lütfen içinizden “Sana ne ki bundan? demeyin. Aramızda yalnız yaşayanların da olduğu bir dünyadan bahsediyoruz. Yataktan kalkıp evden de hiç çıkmanız gerekmediği günlerde “Amaaan beni kim görecek ki zaten” diyerek kendinizi bu rahatlığın içinde bırakma eğiliminiz olabilir. Fakat bu durumda duşu sizi yatak modundan günlük modunuza geçirecek bir araç gibi görerek güne tazelenerek başlamanızı şiddetle tavsiye ediyoruz. Yoksa yataktan kalkıp birazcık salondaki koltuğa, oradan kalkıp yeniden yatağa derken "uzanma" modunda baygın bir gün geçirmeniz olası. Su enerjinizi tazelemenize ve iyi hissetmenize de yardımcı olacaktır.


2. UYKU DÜZENİNİZİ BOZMAYIN:


Sağlıklı ve düzenli uyku herşeydir. Zaten unutmayın ki evden çalışsak bile mesai düzenimiz değişmiyor ve bu durumda bizi sabah 09:00’da Facetime’dan aramak isteyen yöneticimizi uykulu karşılamak istemeyeceğimiz gibi yine sabahın erken saatlerinde mail yazarken 5 imla hatası da yapmak istemeyiz. İş disiplini sorumluluğu artık bireysel olarak sizin elinizde. Kendinize de bu sorumluluğu ne kadar etkili bir şekilde yerine getirdiğinizi gösterirseniz öz saygınız da tazelenecektir. (Çok öğretmen gibi oldu, kusura bakmayın ama gerçek.)


3. KIYAFET SEÇİMİNE DİKKAT

Güne pijamayla devam etmeyin, nokta! Çok netiz sanırım bu konuda. Aslında işin özünde aktif tutmaya çalıştığımız şey sizin çalışma isteğinizi kaybetmeden ev ortamında verimliliğinizi sağlamak olduğu için - duş aldıktan sonra tabiki iki dirhem bir çekirdek gibi değil ama yine anında gelen bir Facetime’ı da gönül rahatlığıyla açabilecek gibi giyinmeniz hem kendinizi iyi hissetmenize hem de evde neden bulunduğunuzu hatırlamanıza yardımcı olacaktır.


4. YEMEK DÜZENİNİZİ BOZMAYIN


Şimdi yemek olayı biraz sıkıntılı. Çünkü ofiste yoğun çalışırken devamlı atıştıracak birşeyler bulmamız zor olabiliyor. Bulsak bile etrafımızdakilerden “Sen de bugün iyi yedin” vetosunu yememek için genelde abur-cubur işlerini hepimiz akşam eve bırakıp ofiste sağlıklı takılıyoruz. (sert gerçekler) Dolayısıyla evde zaman geçirirken yani “kimse bizi görmüyorken” devamlı birşeyler atıştırma eğilimimiz daha fazla olabiliyor. Buna dikkat etmenizi şiddetle tavsiye ediyoruz çünkü keza spor salonları da kapalı ve bir çoğumuz evde spor yapmayacağız. (sert gerçekler 2)


5. EV İŞİNE DALMAYIN

Kendinize birşeyler yapmak için tabiki izin verin - bu kuralları ard arda yazarken bir an için biz bile bunaldık doğrusu ama yapmaya izin verdiğiniz şeyler için bir zaman planınızın olması önemli. Çünkü herşey şöyle başlayacak “burası çok karışmış bulaşıkları makineye koyayım da bari şurası bi' düzenli olsun” sonra “ah yaa renklileri de yıkıyayım da akşama asarım” sonra “bu dolap çok karışık hazır evdeyken iki dakika düzenleyeyim” ve gitti 2 saat. Bu çok olası bir senaryo - o yüzden bizim tavsiyemiz bu işleri normal mesai saatlerinizin bitimine ya da işinizin o gün için bittiğinde emin olduğunuz bir zamana ertelemeniz olacaktır.


6. YEMEK YERKEN NETFLİX AÇMAYIN:


Bu olay home-office çalışırken başınıza gelebilecek en büyük tuzak. Evet tek başınıza yemek yemek bazen sert olabiliyor insan nereye bakacağını şaşırıyor ama böyle anlarda size Youtube’u açıp 20 dakikalık Ted Talk dinlemenizi tavsiye ediyoruz. Çünkü biliyoruz ki Netflix’te bu iş asla bir bölümle bitmiyor (kendimizi kandırmayalım). Ve ne yalan söyleyelim çok da tatlı oluyor ve bu da işe yeniden odaklanmayı ızdırap haline getirebiliyor. Düşmeyin bu tuzaklara...


7. EVCİL HAYVANLARA DİKKAT:

(Evcil hayvanı olanlar için)

Normalde işten bunalınca ne yapıyoruz ofiste? Kahve makinesine koşup kahvemizi alıyoruz akabinde sevdiğimiz bir arkadaşımızın yanına gidip halini hatırını sorup rahatlamaya çalışıyoruz. Evde bu mevzu öyle işlemediği için bir nefes almak istediğinizde evde dolanmaya başlıyorsunuz. Kediniz ve köpeğiniz de bu fırsatı kolladıkları için sizi koridorda yakalıyor ve kendinizi bir anda 20 dakikalık top atma, yerde yuvarlanma, dışarı yürüyüşe çıkma, tüylerini tarama seansı içinde bulabiliyorsunuz. Hayvanlarla geçirilen zamanlar insanların en çok “an”da kalabildikleri zamanlar olduğu için evcil hayvanınızla zaman geçirmek size gerçekten inanılmaz keyifli gelebilir ve zamanın nasıl geçtiğini anlamayabilirsiniz. Bu yüzden o dünya tatlısı sevgi topu canavarları bu aralarda görmezden gelmeniz zor ama mantıklı olacaktır.


8. BEBEKLER VE ÇOCUKLAR:

(Çocuğu olanlar için)


Sizi evde görmeye alışık olmayan çocuğunuz sizi gördüğü için inanılmaz mutlu olacak ve gün boyu oyuncaklarını size taşıyıp onunla ilgilenmenizi isteyecek. Siz de çalışan bir ebeveyn olduğunuz için evdeki zamanınızı onunla da değerlendirmek isteyeceksiniz. Yapın ama çocuğunuz siz evde yokken genel rutini içinde nasıl gününü geçiriyorsa öyle devam edebileceğini de unutmayın. İşinize iyi odaklanıp, hızlıca bitirirseniz akşam yolda geçireceğiniz zaman yerine çocuğunuzun uyku saatine kadar onunla kaliteli zaman geçirebilirsiniz.


9. PARTNERİNİZLE ANLAŞMA YAPIN:

Partnerinizin ne iş yaptığından bağımsız olarak - O da sizi evde görmekten çok memnun olacak ve gün içinde sizinle iletişimde kalmak için sözel ve fiziksel bağlantılar kurmayı deneyecektir. Partnerinizle odaklanma zamanınız ve çalışma zamanlarınız ile ilgili küçük bir anlaşma yapabilirsiniz. 45 dakikalık odaklanmalar ardından 15 dakikanızı ona verip tüm sorularını yanıtlayıp konuşmak istediği konuları da konuşabilirsiniz.




10. KENDİNİZE ÇALIŞMA ALANI BELİRLEYİN


Yine hatırlatmakta fayda var ki bütün bu prensipler sizin çalışma modunuzu ve motivasyonunuzu korumaya yardım etmek üzere hazırladık. Bu bağlamda evin içinde de kendi alışkanlıklarınızı oluşturmanız psikolojik olarak da daha rahat odaklanmanıza yardımcı olacaktır. Mesela annemizin evine gittiğimizde acıkmamızı dert ettmesi sebebiyle her seferinde yemek hazırlamış olduğu için biz de her ziyaretimizde istemsizce çok acıkırız ya da eve girer girmez masayı kurulu görmeyi ya da yemek kokusu almayı bekleriz.


Bazen bazı durumlara alışma ve kendimizi şartlama kabiliyetimiz hayranlık uyandırıcı olabiliyor. Sizin için de bu dönemde evin bazı alanlarının sizi belirli motivasyonlara adapte etmesini sağlayabilirsiniz.


Evde rahat bir masa ve rahat bir sandalye ile kendinize bir çalışma alanı oluşturun ve oraya oturduğunuzda yalnızca çalışıyor olun. Bu alışkanlığı birkaç gün sürdürdüğünüzde artık bu alana her geldiğinizde çalışma moduna daha rahat bir şekilde geçebildiğinizi göreceksiniz.

Eveeeet, evde çalışma fikri eğlenceli ama kolay da değil. Prensipleri anlatırken size dikkatli olmanız gereken birçok konudan bahsettik ama herşeyin olduğu gibi bu durumun da iyi yanını görmekte fayda var.

Odanın ışığını istediğiniz gibi ayarlayıp, arka planda YUNDİ çalarken kahvenizi yudumlayabilir ve sessizlik içinde kimse ve hiç birşey tarafından rahatsız edilmemenin keyfini çıkartabilirsiniz.

Biliyoruz ki, bunu rahatlıkla başarabilirsiniz.

Keyifli çalışmalar.

125 görüntüleme

SEED MC © 2017. All rights reserved.

  • Black Instagram Icon